akçakocaakçakoca haberakçakoca gazetesihaber akçakocaakçakoca son dakika
DOLAR
32,2212
EURO
35,0305
ALTIN
2.500,64
BIST
10.739,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
25°C
İstanbul
25°C
Açık
Çarşamba Az Bulutlu
22°C
Perşembe Az Bulutlu
22°C
Cuma Az Bulutlu
22°C
Cumartesi Az Bulutlu
22°C

EMEKLİLER MEYDANLARDAN İKTİDARA SESLENDİ

EMEKLİLER MEYDANLARDAN İKTİDARA SESLENDİ
29.12.2022 21:20
300
A+
A-

Akçakoca Cumhuriyet Meydanında toplanan emekliler; Hayat pahalılığı karşısında aylıkların son derece düşük kaldığını dile getiren emekliler insanca yaşamak istediklerini ve maaşlarında gerekli zammın yapılması için iktidara taleplerini içeren basın açıklaması yaptı.

2021 Tüm Emekliler Sendikası’ın ülke genelinde eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği açıklamayı Akçakoca Temsilciliği adına  Ali Kulak okudu.

 

Kulak, Emeklilerin  iktidarla toplu sözleşme yapmadan, statü yasasını kazanmadan, yüzdelik zamlarla açlık sınırından kurtulamayacağını ,  Açlık sınırının altındaki maaşlarla sefalete ve yoksulluğa mahkûm edilen milyonlarca emekli,dul ve yetimin  banka kuyruklarında sürdürdüğü yaşama savaşının  iktidarın bir parmak bal çalma tutumuyla  gelecekte de değişmeyeceğinin altını çizdiği açıklama aşağıdaki gibidir.

BASINA VE KAMUYUNA  29.12.2022

2023 merkezi hükümet bütçesi mecliste kabul edildi. Bu bütçede, iktidarca açlığa ve sadakaya mahkum edilen 14 milyon emeklinin ekonomik ve sosyal durumunu düzeltecek hiçbir çözüm ve tedbir yok.

Milyonlarca emekçinin, çalışanın, kamu görevlilerinin yaşamına yönelik bir tedbir yok. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan köylünün, çiftçinin sorunu çözülmüyor. Milyonlarca gence bir umut yok. Bu bütçe borç bütçesidir, Savaş bütçesidir, Zam bütçesidir, cezalarla açık kapama bütçesidir. Memleketin kaynaklarının, halkımızın vergilerinin, uluslararası sermayeye ve işbirlikçi sermaye çetelerine sunulan rant bütçesidir.

İktidarın, seçimde harcaması için düzenlenmiş bir talan bütçesidir. Açlık sınırının 8000TL, yoksulluk sınırının 27.000 TL’yi aştığı bir dönemde, milyonlarca emekliyi ve asgari ücretliyi yine açlığa ve yoksulluğa mahkum etme bütçesidir. Seçim dönemi diye ulufe olarak verilen ve gerçekte hiçbir alım gücü yaratmayan 8500 TL’lik asgari ücret bile 2 ay içinde enflasyon, hayat pahalılığı ve döviz yükselişi karşısında eriyip gidecektir.

Emekliler iktidarla toplu sözleşme yapmadan, statü yasasını kazanmadan, yüzdelik zamlarla açlık sınırından kurtulamayacaktır. Açlık sınırının altındaki maaşlarla sefalete ve yoksulluğa mahkûm edilen milyonlarca emekli,
dul ve yetim banka kuyruklarında yaşama savaşı veriyor. Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı kullanarak günlük yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılan biz emekliler bankalara borçlanarak, icra ve haciz tehdidi altında yaşıyoruz. Gıda başta olmak üzere temel ihtiyaç maddeleri fiyatları sürekli artıyor.

Emekli maaşı kiraya yetmiyor, ev kiraları, elektrik ve doğal gaz faturaları ödenemez miktarlara ulaşıyor. Ömrünün sonbaharında huzur ve güven içerisinde dinlenerek yaşaması gereken emekliler, ilerlemiş yaşına ve hastalıklarına rağmen yaşamını sürdürebilmek için hâlâ çalışmaya veya iş aramaya devam ediyor.

Ülkemizde uzun yıllardır en katı şekilde uygulanan neoliberal politikaların sonucu olarak başta biz emekliler olmak üzere tüm emekçileri, küçük esnafı, çiftçileri gittikçe yoksullaştırmaktalar. Bu politikanın sonucu olarak OXFAM raporuna göre Türkiye’de en zengin %1’lik kesim toplam servetin %41’ine sahip. Bu orana göre Türkiye servet dağılımının en adaletsiz olduğu 3 ülkeden biri oldu.

Asgari ücret, yani en düşük ücret genelde işe ilk başlayan yeni işçilere ödenir. Bu da ülkelere göre değişmekle birlikte çalışanların küçük bir bölümünü kapsamaktayken Türkiye’de ortalama ücrete dünüştü. Çalışanların %69’u asgari ücret veya asgari ücret sınırında maaş almaya başladı.

Tek adam iktidarında her şey tek adam tarafından belirlendiği için asgari ücret tespit komisyonu üyeleri yeni asgari ücreti televizyonlardan öğrendiler. Yasaya göre ise asgari ücretin komisyon tarafından belirlenip, açıklanması gerekiyor. Hukuk tamamen ortadan kalkmış vaziyette. Gerek olursa bir kere daha arttırırız diyerek de enflasyonun düşmeyeceğini itiraf ettiler. Bu arada enflasyonun düşmesi fiyatların düşmesi anlamına gelmediğinden çalışanlar ve emekliler için yoksullaşma, daha doğrusu yoksullaştırma devam edecek. Yüzde 20’lere kadar düşürülmüş aylık bağlama oranı ve yıllardır çözülmeyen intibak sorunundan dolayı tamamen sadakaya dönüşen maaşlarımıza TÜİK’in sahte enflasyon oranları kadar yapılan ve milli gelir artışının da eklenmediği zamlarla ömrümüzün son yıllarında çocuklarımızın, torunlarımızın eline bakarak, onlarda yoksa tam bir sefalet içinde belediyelerin ekmek büfelerinde kuyruklarda bekleyerek, pazarlara belki fiyatlar biraz düşmüştür diye akşama doğru giderek yaşamak yerine İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ.

Bizler bu ülkedeki bütün değerleri yaratmış olan dünün çalışanları insanca yaşamamız için başta maaşlarımız olmak üzere intibak, ABO, Sağlık kesintileri vs tüm taleplerimizin tartışılacağı toplu sözleşme masasına oturmamız, bunun içinde emekli sendikaları statü yasasının çıkarılması gerektiğini biliyoruz.

Seçimlerde emekli sendikaları statü yasasını kabul etmeyen partilere oy verilmemesi çağrısı yapacağımızı şimdiden ilan ediyoruz.

TALEPLERİMİZ

1 – En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesinde olmalı.
2 – Emeklilere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört ikramiye
ödensin. İkramiyeler dul ve yetim maaşı alanlara da aldıkları maaş oranı kadar değil, tam
ödensin.
3 – Temel gıda maddeleri ile elektrik, doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarına yapılan yüksek oranlı
zamlar nedeniyle düşen satın alma gücümüzde meydana gelen kaybın telafisi için seyyanen
zam yapılsın.
4 – Emekli maaşlarının iktidarlar tarafından tek taraflı belirlenmesi yerine anayasa da gerekli
düzenlemenin uluslararası tüm metinlerde geçtiği gibi herkes sendika kurabilir şeklinde
yapılması ve ardından TBMM de emekli sendikaları statü yasasının çıkarılarak bizlerle toplu
sözleşme masasında belirlenmesini istiyoruz. .
5 – Hiçbir EYT’li yi dışarıda bırakmayacak bir EYT Yasası bir an önce çıkarılarak, yasanın geriye
doğru işletilmesi ile kazanılmış emeklilik hakları gasp edilen EYT’li yurttaşların yaşadığı ağır
mağduriyet geriye dönük olarak ta ödenerek ve insanca yaşayacağı bir maaşın bağlanması
için EYT yasasıyla aynı an da Aylık bağlanma oranının eski sisteme döndürülmesini istiyoruz.
6 – Gerçek bir intibak Yasası derhal çıkarılarak eski ve yeni emekliler arasındaki maaş eşitsizliği
giderilsin.
7 – 10 banka, 6 sigorta şirketiyle, TOBB ve ona bağlı odaların çalışanlarının olduğu 17 emekli
sandığına bağlı yaklaşık 300.000 emekli de SGK çatısı altına alınarak yaşadıkları kimi
mağduriyetler giderilsin.
8 – Emekli maaşlarından yapılan muayene, ilaç vs tüm kesintilere son verilsin.
9 – Şehir içi ve şehirlerarası tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz
ulaşım hakkı sağlansın.
10 – Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV
kaldırılsın.
11 – Hastanelerde Geriatri bölümleri açılsın. Var olanlar takviye edilsin. Emekli ve yaşlı
yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, evde bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın.
– İnsanca yaşamak için yaşasın toplu sözleşmeli sendika mücadelemiz!
– Sadaka değil, toplu sözleşme!
– Türkiye’nin bütün emeklileri birleşin!
– Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız!

2021 TÜM EMEKLİLER SENDİKASI
MERKEZ YÜRÜTME KURULU