JavaScript must be enabled in order for you to see "WP Copy Data Protect" effect. However, it seems JavaScript is either disabled or not supported by your browser. To see full result of "WP Copy Data Protector", enable JavaScript by changing your browser options, then try again.
SON DAKİKA

reklam

Toplum Olarak Yaşamak


reklam
Bu haber 02 Mart 2018 - 19:35 'de eklendi ve 322 views kez görüntülendi.

Etrafınızda ki yüz kişiye, “hayat nasıl gidiyor” diye sorsanız, hemen hemen hepsinden “insanlar ile uğraşmaktan yoruldum. Keçi koyun bakmak, domates marul yetiştirmek istiyorum” diye cevap almanız kuvvetle muhtemeldir.

Bu cevaba sebep ise,  toplu yaşamamızı düzenleyen yazılı ve yazısız kurallara yeterince uymayışımız olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Daha da ileri giderek,  gerek kanun koyucuların yeterince uygun yazılı kurallar koyamamaları, gerekse de yazısız kurallar vasıtasıyla  gerekli kamu vicdanının oluşturulamamasını da ilave edebiliriz. Kısacası, “doğruları susarak ta yıkabiliriz”.

Böyle bir durumda, kurallara uymak isteyenler çileden çıkmakta, topluma faydalı bir şeyler üretmek isteyenlerin enerjileri tükenmektedir. Tacir ticaretten, Köylü üretmekten, yazar yazmaktan vazgeçebilmektedir.

Böyle bir girizgâhtan sonra bir birinden farklı konulardan bahsetmek biraz daha kolaylaşacaktır. Çünkü bahsedeceğimiz her konunun sebebi de sonucu da bizatihi toplum olarak yaşamamızla alakalıdır.

Verginin Topluma Etkisi

İçinde bulunduğumuz hafta vergi haftasıdır. Toplu yaşam alanlarımızı daha yaşanılabilir bir hale getirmek gönüllü ödeyeceğimiz vergiler ile mümkün olacaktır.  Toplumumuzunvergiye gönüllü uyumu arttıkça ülke ekonomimiz daha güçlü olacaktır.

Nede güzel söylemişler, “ Nerede bu devlet deme, yatır vergini gör devlet nerede”.

Bu sebeple yazısız kurallarla kamu vicdanında gerekli farkındalık oluşturulmalı , yazılı kurallarla da herkesin ödeme gücüne göre vergilendirilmesi sağlanarak gönüllülük oranı arttırılmalıdır. Vergi tabana yayılmalı ama “tavandakiler”  unutulmamalıdır!

Toplumsal Güvenliğimiz

Bizler hem yaradılış gereği, hem de varoluşumuz gereği toplu yaşamak zorundayız. Yalnız başımıza ne güvenliğimizi sağlayabiliriz nede neslimizi devam ettirebiliriz.

Ancak,  Allah korkusu bilmeyen ahlaksızların son zamanlarda ki aşağılık eylemleri akıllara durgunluk vermiştir. Dilimin söylemeye, kalemimin yazmaya varmadığı en rezil olaylar toplu yaşam alanlarımızda gerçekleşmiştir. Maalesef ne yazılı ne de yazısız kurallar bu alçakların cezai yaptırımlarına karşılık gelmemektedir.

Af buyurun, çocukları istismar, kadınları taciz edilmiş bir toplumda ne güvenlikten ve gelecekten,  ne de demokrasiden ve özgürlükten bahsetmek mümkün olmayacaktır.

Toplu Çarpan Yürekler

İbni Haldun’a göre; “insan iradesinin rolü toplumun kuruluşunda değil, toplumun işleyişi sırasında söz konusu olur.”

O halde hatırlamakta fayda var. Anadolu’yu Yurt edindiğimiz 1071 den buyana Türkü, Kürdü, Lazı, Abazasıyla… aynı safta durmuşuz, vatanımızı birlikte korumuşuz. Kız almışız, kız vermişiz, birbirimize canımızı namusumuzu emanet etmişiz. Tarih bizi bir millet etmiş, Hilali sancağımız, al yıldızı bayrağımız yapmışız. Tarihin bir araya getirdiği bu milleti, birlikte irademizle yüceltmişiz.

Bu birlikteliği parçalamak üzere yapılan alçaklıklar, atılan fitneler toplu yaşam alanımızın ortasına bırakılmış top mermisi gibidir. Akif’in dediği gibi, toplu çarpmalı ki yürekler onu top sindirememelidir.

Cansiperane Müdafaa Edilen Zeytin Dalı

Kahraman Mehmetçiğimiz Düğüne gider gibi gittiği sınır ötesinde iğne ile kuyu kazmakta, bir sivilin bile burnu kanamasın diye cansiperane temizlik yapmaktadır. Bölgeden sevindirici haberlerin yanında yüreklerimizi sızlatan kara haberlerde alınmaktadır.

İçerde ise bazı sivil toplum ve siyasiler tarafından sarf edilen “mavra”larla, toplu çarpan yüreklerin yanında bir takım ritim bozuklukları da yaşanmaktadır. Yiğitlerimizi en çokta kurulan bu muğlak cümleler yaralamaktadır. “Türk” yürekte olmayınca tabelada anlamsız durmaktadır.

Elbette bu harekatın da üstesinden gelip  zulmün üstüne güneş gibi doğacağız. “Sen Tasa etme güzel yurdum TÜRKİYEM”…

 

 


Eyüp Durdueyup.durdu@akcakocahavadis.com
reklam
reklam