casino siteleri slot siteleri istanbul escort bitez escort
akçakocaakçakoca haberakçakoca gazetesihaber akçakocaakçakoca son dakika
DOLAR
18,6432
EURO
19,6205
ALTIN
1.070,58
BIST
4.800,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Düzce
Çok Bulutlu
17°C
Düzce
17°C
Çok Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
16°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
18°C
Pazar Az Bulutlu
19°C
Pazartesi Yağmurlu
15°C

BEYİN YAKAN DELİ SORULAR/ SOSYALİSTLER YÖNETSİN

02.04.2022 10:26
0
A+
A-

Düzlüğüne yokuşuna, Irmağının akışına kurban olduğum ülkem, jeopolitik konumu ve yapısı itibariyle çeşitli yeraltı ve yerüstü kaynaklarına, eşsiz güzelliklere, tarihin derinliklerinden gelen zengin kültürlere sahip.

Üç tarafında denizleri, adam eksen yetişecek arazileri, güldür güldür akan nehirleri ile bir başkadır benim memleketim. Balıkesir Afyon Muğla’nın mermeri, Zonguldak Kastamonu’nun taş kömürü, Eskişehir Kütahya’nın Bor’u, Giresun Ordu’nun fındığı, Diyarbakır Konya’nın buğdayı, Şanlıurfa Aydın Hatay’ın pamuğu, İzmir Uşak Denizli’nin şeker pancarı, Tekirdağ Edirne’nin ayçiçeği ve saymakla bitmez daha nice nimetleri…Ayrıca oldukça genç nüfusa da sahibiz. Yeterli sermayemizde var…

Peki, bunca bolluğa berekete rağmen yaşadığımız sıkıntıların sebebi nedir?

reklam


reklam

Neden Türk Lirası en diplerde?

reklam

Nasıl oluyor da, sahip olduğumuz ürünlere zam üstüne zam geliyor?

Niçin, günden güne gelir dağılımı bozuluyor, yoksulluk artıyor?

Ve saymakla bitmez beyin yakan deli sorular…

Bunca güzelliğin yanında, dört tarafımızda düşman, içeride de bolca hain var. Elbette Covid belasından dolayı tüm dünyada sıkıntı var. Hadi diyelim biraz da nankörlük var.

Ama tüm bu olanlar, deli soruları cevaplamaya yetmez, bahaneden öteye gidemez…

Tüm bu sorunlar, 80 yıldır sürdürülebilir bir politika üretemeyen iktidarlar ve 20 yıldır ölümü gösterip sıtmaya razı eden bir yönetim anlayışından kaynaklanmaktadır.

Seksen yıllık yönetimin ilk altmış yılında genellikle kısa süreli koalisyon hükümetlerinin başarısızlığını anlarım da, ülkeye nefes aldıracak bir adım atamayan yirmi yıldır tek başına iktidar olan AK Parti’yi anlamam mümkün değildir.

Hemen hazır cevaplar geliyor aklıma; yollar, köprüler, binalar vs.vs…

Elbette lazım olan ve Allah razı olsun denecek projeler. Ancak, literatüre göre “işleri önem sırasına göre dizmek” diye bir gerçeklik vardır.

Affedersiniz ama “ayranımız yok çırpmaya kristal bardak alıyoruz masaya” misali bir durumdayız.

Toplumsal huzuru, refahı, barışı sağlanamadan bu yapılanların pek kıymeti harbiye si olamıyor.

Başka ifadeyle, genç nüfusa sahibiz. Ama bu nüfusun eğitimine önem vermedik. Mesleklere göre iş gücü planlaması yapmadık. Çok sayıda üniversite binası yaparak, çok sayıda mezun ve çok sayıda işsiz yarattık. Nitelikli eleman yetiştirmedik. Bu yanlışında üretim boyutunda sıkıntılarını yaşıyoruz.

Ya da bir başka ifadeyle, tarım politikasında son derece yanlış uygulamalara şahit olduk. Üreteni değil stokçuluk edeni ödüllendirdik. Zamansız ve plansız ihracat yasakları uyguladık, gereksiz yere ithal etmek zorunda kaldık. Bir sene bedavadan biraz pahalı patates yedik, diğer sene yağ bulamadık. Tarım cenneti ülkemizde unun, yağın şekerin fahiş zamlanmasını hiçbir şekilde kabullenemiyorum.

“Stokçuluk yapanlar yüzünden oluyor” deniyor. Kabul, peki bu stokçuları kim koruyor?

Ekonomi boyutunda ise durum zaten acınası bir haldeyiz. Para politikalarında inat, maliye politikalarında tekrardan öteye gidemiyoruz.

Örneğin, son düzenlemelere göre, tatlıyı pastaneden evinize sipariş ettiniz veya pastanede oturdunuz yediniz KDV’si %8, aynı tatlıyı alıp evinizde yediniz KDV’si %1. Üzgünüm ama enflasyonla mücadele bu şekilde sürüyor.

Hukukta adaletten, sosyal eşitsizlikten, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadelesizlikten, liyakatsizlikten, torpil ve kayırmayla kurumların içinin boşaltılmasından bahsetmiyorum bile…

Toplumun neredeyse tamamı bu sorunların varlığına inanıyor, ancak en çok ta “alternatif mi var” “iktidar değişirse her şey alt üst olur” bahanelerinin arkasına saklanıyor. Rahmetli Ecevit’in dediği gibi, “kim bilir belki altı üstünden daha iyidir” denemeden bilemeyiz…

Bu güne kadar denenen her şeyi tekrar tekrar deneyerek geldik bir şey olmadı. Bir de denenmemişi deneyelim, çoğunlukla sağ partiler yönetti, solcular eleştirildi. Bir dönemde tek başına sosyalistlerin yönetmesine müsaade edelim.

Hem ne kaybederiz ki, Maliye Bakanı Nebati’nin dediği gibi, zaten en dipteyiz. Rahat olalım daha kötüsü yok!

Ömer HAYYAM’ın meşhur dörtlüğünü de gözden geçirmenizi tavsiye ederim.
Saygılarımla…

Yazarın Diğer Yazıları
reklam


reklam