akçakocaakçakoca haberakçakoca gazetesihaber akçakocaakçakoca son dakika
DOLAR
18,5039
EURO
18,1433
ALTIN
988,22
BIST
3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Düzce
Yağmurlu
27°C
Düzce
27°C
Yağmurlu
Pazar Az Bulutlu
22°C
Pazartesi Az Bulutlu
19°C
Salı Yağmurlu
17°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
18°C

ÜRETİCİ KAZANaMAZSA KİMSE KAZANaMAZ.

Üretim öyle bir olaydır ki her üretim o üretime bağlı zincirleme olarak bir çok üretimi tetikler ve harekete geçirir.

Üreten insan,  ürünü üretene kadar bir çok insana para kazandırırken ürettiği mal son tüketiciye ulaşana kadar da bir çok insana para kazandırır.

Örneğin ; Domatesi üreten bir çiftçi üretirken satın alarak, tohumu, gübreyi, ilacı, alet ve edavatı, akaryakıtı üretene ve satana kazandırırken, ürettikten sonra aracıya, nakliyeciye, halciye, manava kazandırır. Tüm bunlar vergisini ödeyerek devlete kazandırır.

reklam

Her yazımızda paylaştığımız gibi bir ülkede rahat yaşamanın yolu çok üretmekten ve ürettiğini değerinde satmaktan geçmektedir.

reklam

Tüm riskleri alarak üretim yapılırken üretimin azalmasına veya hiç yapılamamasına neden olan faktörler ortaya çıkabilir. Özellikle hava, su, güneş, iklim, zararlı populasyonu gibi bir çok dış faktöre bağlı tarımsal üretimde risk çok yüksektir.

Herkesin kaybetmemesi için üretimin beklenmeyen bir nedenle durması ve azalması ihtimaline karşı üretici sigortasını yaptırmalı, risklere karşı alabileceği diğer tedbirleri almalıdır.

Sigorta nın üstesinden gelemeyeceği, tedbirin işe yaramayacağı genel afetlerde başta Devlet kurumları olmak üzere tarımsal üretimle ilgili kamu veya özel tüm kuruluşlar üreticinin kaybolan sermayesini ikame etmek ve üreticinin üretimine devam etmesini sağlamak durumundadır.

Hal böyle iken Ülkemizde her dönemde çiftçinin, üreticinin sorunları, borçları olmuş ve geçen senelerde bu borçlar hep artmıştır. Özellikle son dönemlerde gübreye, mazota, tarımsal ilaçlara, alet ve ekipmanlara gelen çok yüksek zamlar üreticiyi kara kara düşündürmekte, kar zarar hesabı yaptırmaktadır.

Çiftçinin sattığı ürünler tüketicinin alım noktalarında sürekli zamlanırken üreticiden çıkış fiyatında yeterli artış olmamakta , tüketici pazarda yazın domatesi kışın portakalı, yılın 12 ayı fındığı pahalı alırken üretici toplama masrafını bile kurtarmıyor diye feryat etmektedir.

Tüketici sürekli tarım ürünlerine gelen zamlardan yakınırken çiftçi  sermayesini koruyamamakta, kredilerini ödeyememektedir.

Çiftçinin ürününü değerinde satamamasının ana nedenlerini bir gözden geçirelim :

-Üretim planlaması yapamaması ve üretirken ürününü fiyatlandıramaması

– Sürekli artan hammadde, işçilik fiyatları

– Üretimden tüketime aracı sayısının çok olması

– Sürekli artan nakliye ve depolama masrafları

– Kredi faizlerinin yüksek olması

– Miras ve paylaşımından dolayı işletmelerin arazi miktarının sürekli azalması

– Verimli üretim yapamaması

– Sürekli değişen ve artan yaşam standartları ve ihtiyaçlar

Bunlar aklımıza gelen bir kaç problem ve  baktığımız zaman çiftçinin tek başına çözemeyeceği, doğru yönlendirme ile çözümüne katkı sunabileceği problemler.

Üreticilerin problemlerinin çözülmesinde en başta devletimizin uzun ve kısa vadeli politikalarının çiftçinin problemlerini aşacak şekilde oluşturulması gerektiği aşikar.

Bunun için de politikayı oluşturan insanların doğru bilgilere, doğru verilere ulaşması gerekiyor.

Bu konuda maalesef çiftçilerimiz bireysel hareket edebilmekte, o tepkilerde başka mecralara çekilmekte, siyasi mücadelelerin gölgesinde kalmaktadır.

İşte bu nedenle üreticilerimizin mutlaka amaca hizmet edecek şekilde, siyasetin dışında birlik olması, üretimde, alımda ve satımda, sorun ve problemlerin çözümünde birlikte hareket edebilmesi gerekmektedir.

Maalesef ülkemiz çiftçi kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, çiftçi birlikleri ve kooperatifleri sayı olarak ta işleyiş ve etkinlik olarak ta gelişmiş ülkelerin çok ama çok gerisindedir.

Üreticiler bir araya gelip, üretimde, pazarlama da, sesini duyurmada, hakkını aramada nasıl birlikte hareket edebilirler, problemleri çözecek  bürokratlara, siyasetçilere etkili bir şekilde nasıl seslerini duyurabilirler, problemleri çözecek mevkilerde olan, ülkemizi daha ileri noktalara götürmek için, daha fazla değer üretmek için çabalayan insanların zamanında ve doğru kararlar almasını nasıl sağlayabilirler?

ÇÖZÜLMESİ GEREKEN ANA SORUN BU.

 

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
reklam