akçakocaakçakoca haberakçakoca gazetesihaber akçakocaakçakoca son dakika
DOLAR
8,8201
EURO
10,3189
ALTIN
496,50
BIST
1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Düzce
Sağanak Yağışlı
25°C
Düzce
25°C
Sağanak Yağışlı
Çarşamba Sağanak Yağışlı
23°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
18°C
Cuma Parçalı Bulutlu
23°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C
reklam
reklam
reklam

İKİ BİN 2’DEN İKİ BİN 22’YE VECİHİ SÖZLER!

“Söz büyüğün sus küçüğün” demiş Atalarımız. Buna istinaden küçükler sustukça büyükler söyledi. Büyükler söyledikçe de küçükler sustu.

Biz sustukça da 2002’den 2022’ye doğru “nereedenn nereyee” denecek kadar hayatımızda büyük değişimler yaşandı…

Mesela “buna kargalar bile güler” denen mevzular gerçek oldu,

reklam

“Bağırsakları temizliyoruz” sözünden sonra da darbe yapıldı.

reklam

“Bi taraf olmayan bertaraf olur” sözüyle de toplumumuz karpuz gibi ikiye bölündü vs.vs.

Neyse bu türden vecihi sözler şurada dursun, biz ekonomik hayata etki eden sözlerle devam edelim…

Enflasyona sebep olan faiz midir?

Enflasyon denince akla hemen Sayın Cumhurbaşkanımızın meşhur sözü gelir.  “Faiz sebep enflasyon sonuçtur”.

 

İşte büyüklerimiz bu yanlışa “doğru” dedikçe biz küçükler susmayacağız.

Aksine Cumhurbaşkanımızı yanlış yönlendirenlerin ve bunun doğru olduğunu söyleyenlerin önce sözüne sonra kim olduğuna bakacağız…

Genel olarak enflasyonu, fiyat artışı olarak tanımlarız. Ancak enflasyon, fiyatların genel ve sürekli olarak artmasıyla oluşur.

Yani yalnızca pinpon topunda veya avokadoda ya da ejder meyvesinde bir kerelik artan fiyatlar ile enflasyon var diyemeyiz, yok da diyemeyiz.

Bu sebeple enflasyonun oluşması için sadece faiz de tek başına yeterli değildir. Esasında faiz diğer etkenlerin yanında çok küçük bir paya sahiptir.

Enflasyonun talep ve arz (maliyet) olarak iki kökeni vardır.

Talep enflasyonu, parasal genişlemenin sonucunda arzın sabit kalması veya nüfus artışına bağlı olarak vs. gibi etkenlerle oluşur.

 

Örneğin yalnızca 250 adet fındık üretilen ve tanesi 1 TL olan bir ekonomi düşünelim. Sonraki dönem talep miktarı 300 âdete çıkıp üretim aynı kalırsa fiyat 1,25 TL ye çıkar. Buna talep enflasyonu denir. (Ayrıca fındık üreticisi, fiyat 1,25 TL’ye çıkmadıkça neden verimini arttırsın?)

Talep enflasyonunu önlemenin yolu tüketimden vazgeçip tasarrufa yönlenmeyle olur. Yani yukarıda ki meşhur sözü ispatlamaya uğraşmak yerine faiz artırmak gerekir.

Yeri gelmişken, Merkez Bankası Başkanı köşesinde yazarken devamlı faiz indirilmeli diyordu. 4 toplantıdır faizleri sabit tutuyor. Artık 23 eylülde küçük bir faiz indirimi açıklar diye tahmin ediyorum.

Arz (maliyet) enflasyonu ise ekseriyetle döviz kuru artışı ile  ve girdi maliyetlerinin yükselmesi sonucu oluşur.

Yine örneğimize dönecek olursak, 250 adet fındık üretiminde kur artarsa gübre, mazot, makina-ekipman fiyatları da artar. 1TL olan fiyat talep aynı kalsa bile 1,25 TL ye çıkar. (tabi fındığın üreticiden alınan fiyatı yerine tezgâhtaki fiyatı artarsa konu başka sorunlara da yol açar!).

Görüldüğü gibi faizi enflasyon oranının altında tutarak ya da piyasanın doğal koşullarına aykırı olarak elle düşürmeye çalışılarak başımıza daha büyük belaların açıldığına hep birlikte şahit oluyoruz.

Ya da fiyatları kontrol altına alabilmek için tarımsal ürünlerde ithalatın önünü açmak, tabiri caizse abesle iştigal etmektir. Bu uygulama Stagflasyona yani enflasyonla birlikte durgunluğun yaşanmasına da sebep olur.

Örneğini 2010 da saman ithalatı ile başlayan süreçte yaşadık. Tarımsal üretim hasılatında dünya da, 7.likten 24.lüğe kadar geriledik.

Ekonomi bilime dayalı olarak yönetilir. Politika ise edebiyat ve siyasi olarak oluşturulur.

Ekonomi politikası, bilimden yoksun sadece edebiyat ve siyaset üzerine kurulursa sebep sonuç ilişkisi bozulur ve faiz, enflasyon, kur ve işsizlik oranlarının hepsini aynı anda arttırmayı başarabiliriz!!

 

Tabi TÜİK gibi bir kurumunuz varsa bu oranların artışından vatandaşların hissetmemesini de sağlayabilirsiniz!!

Türkçe ile felsefe yapılır mı? Yapılmaz demek ırkçılık mı?

Bu konu da benim kafam bir hayli karışık olduğundan bir değerlendirmede bulunamayacağım!

Çünkü bir rivayete göre “Türkçeyle felsefe yapamazsınız”.

Başka bir rivayete göre ise “Türkçeyle felsefe yapılmaz fikri ırkçılıktır”.

Sonuç olarak yaşadığımız enflasyona sebep yüksek kur ve girdi fiyatlarının yükselmesiyle oluşan maliyet artışlarıdır. Hele ki üretimde zayıf, dışa bağımlılığımız fazla olması sebebiyle de, dışarda hapşırsalar içerde zatürre olmamız kaçınılmazdır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın “siyasetin tek limanı ahlaktır” sözüne sonuna kadar katıldığımı da belirtmek istiyorum…

Saygılar

Yazarın Diğer Yazıları
reklam