akçakocaakçakoca haberakçakoca gazetesihaber akçakocaakçakoca son dakika
DOLAR
8,6580
EURO
10,1795
ALTIN
488,66
BIST
1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Düzce
Sağanak Yağışlı
25°C
Düzce
25°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Sağanak Yağışlı
31°C
Salı Gök Gürültülü
28°C
Çarşamba Sağanak Yağışlı
19°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
16°C
reklam
reklam
reklam

 HUKUK DEVLETİNDEN GENELGE CUMHURİYETİ’NE

“Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz ana babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz”(Nisa Suresi 135. Ayet)

“Muhafazakâr demokrat kimliğe sahip ve iman edenlerin desteklediği bir Parti tarafından yönetilmekteyiz. Milletinin, vatanının değerlerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştiriliyor.

Çok şükür ki, Allah’ın ayetlerine uyarak yöneten ve bu şuurla yönetimi destekleyenlerin sayesinde, Ülkemiz adaletiyle ve hukukun üstünlüğüne olan bağlılığıyla tüm dünyaya örnek olacaktır… “

reklam

Yazıma böyle bir övünçle devam etmek isterdim. Ancak 2008 yılından bu yana  her yıl yayınlanan “Hukukun Üstünlüğü Küresel Endeksi” Mart 2020 verilerine göre 128 ülke içerisinde 107. Sırada yer aldığımızı görünce büyük bir hayal kırıklığına uğradım.

reklam

“Temmuzda Türkiye ekonomisi öyle bir büyüyecek ki, Almanya’sı, Fransa’sı, İngiltere’si çatlayacak, patlayacak” hayallerini bırakıp, Hukukun üstünlüğünde değil ama “Üstünlerin Hukuku” nda zirveyi zorladığımız gerçeğinin ne zaman farkına varacağız bilemiyorum.

Bu şekilde ne düzgün bir ekonomi, ne mülkün temeli olan bir adalet, ne milli ve yerli bir eğitim, ne de güven ortamının oluştuğu yatırımların aktığı bir ülke olabilmek mümkün değildir…

“Zayıf daima adalet ve eşitlik ister, hâlbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir” (Aristo)

Bu sebeple Hukuk Devleti yerine “Kanun Devleti” olmak üstünler için son derece önemlidir.

Kanun devleti, kanunlar çerçevesinde hareket edilmesi demektir.

Yani üstünlüğü ele geçirenlerce hazırlanan kanunlarla, hedefe ulaşmak için kullanılacak her yol meşru hale getirilmesidir.

“KAPİTALİZM, GÖLGESİNİ SATAMADIĞI AĞACI KESER”  ( KARL MARX)

Ülkemiz 2016 yılına kadar kanunlarla yönetilmiştir.

15.04.2003 tarih 4847 Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Kanunu

14.07.2004 tarih 5218 sayılı Ölüm Cezasının Kaldırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun

08.02.2007 tarih 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu

05.01.2008 tarih 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu (Ergenekon davaları )

11.12.2010 tarih 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu

14.04.2011 tarih 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun (şike kumpasları)

10.07.2014 tarih 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun (çözüm süreci) gibi,

2016 yıllına kadar 14.301 adet kanun ile ülkedeki her çakıl taşının yeri değiştirilmiş, gölgesi satılmayan her ağaç kesilmiştir.

2016 – 2018 arası Kanun Hükmünde Kararnameler ve torba kanunlar ile düzenlemeler yapılmış, 2018 -2020 arası ise Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile bürokrasi tamamen ortadan kaldırılmıştır…

“YASAL DÜZENİN BİTTİĞİ YERDE, KEYFİ DÜZEN BAŞLAR” (WİLLİAM PİTT)

Anayasa’nın 2. Maddesine göre “Türkiye Cumhuriyeti Hukuk Devletidir”

Anayasa’nın 13. Maddesine göre ise “Temel hak ve hürriyetler ancak kanunla sınırlanabilir”

Salgın hastalıkla mücadelede “Bilim Kurulu” ve “Cumhurbaşkanı Kabinesi” hep gündemimizdeydi. Öyle bir hale geldik ki, kaynağını kanundan almayan bu iki kurulun toplantılarından çıkan her karar! (değerlendirme) yasaklar ve idari yaptırımlar olarak gündemimize girdi.

Kanun, KHK ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerini bile arar olduk.

Çünkü gece yarısı yayınlanıp ertesi gün uygulamaya konulan Cumhurbaşkanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı Genelgelerini, yorumlayıp anlamakta bir hayli zorluk yaşadık.

Hâlbuki ki Genelge, bir bakanın kendi personeline verdiği emirdir, emrin muhatabı dışında kimseyi ilgilendirmez. Genelgelerle vatandaşların hak ve hürriyetleri ile ilgili bir hüküm konulamaz.

Yani nereden nereye. “Hukuk Devletinden Genelge Cumhuriyetine” hızlı bir geçiş yapmış olduk.

Son olarak, Cumhurbaşkanlığı İdari İşleri muaf tutularak tasarruf tedbirleri konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayınlandı. Kamuda tasarruf tedbirleri genelge ile düzenlenirken, “alışveriş listesi ve porsiyon küçültme” önerileriyle, vatandaş da tasarruf tedbirlerine davet edildi.

Aşı olmak istemeyenler için birçok ağızdan türlü türlü ceza senaryoları çizilmesi de keyfi uygulamaların sinyalini verdi…

Yazarın Diğer Yazıları
reklam