0
akçakocaakçakoca haberakçakoca gazetesihaber akçakocaakçakoca son dakika
DOLAR
8,3078
EURO
10,0792
ALTIN
488,37
BIST
1.445
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Düzce
Az Bulutlu
28°C
Düzce
28°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
31°C
Cuma Az Bulutlu
30°C
Cumartesi Az Bulutlu
31°C
Pazar Gök Gürültülü
26°C
reklam
reklam
reklam

BİN BİR TÜRLÜ ALAVERE, DALAVERE!

BİN BİR TÜRLÜ ALAVERE, DALAVERE!

 

 

 

 

reklam

Yüzde 95 Civarında Hayat Eve Çekildi!

Ülke genelinde 30 Nisan – 17 Mayıs 2021 tarihlerini kapsayacak şekilde 17 günlük tam kapanma kararı verildi.

Karar sonrası dikkatler alınan tedbirlere çevrildi.

Alınan tedbirler yeterli mi – değil mi? Sorularından önce “uyum yeterlimi” konusuna değinmek istiyorum.

Çünkü alınan tedbirler ne kadar yeterli de olsa, gerekli uyumu sağlarsak etkili olacaktır.

Yeterince uyum sağlıyor muyuz?

Tabi ki hayır!

Salgının bitmesini hepimiz istiyoruz ama bitmesi için kendimizden çok başkalarının, “haklarından feragat” etmesini bekliyoruz. Herkes birbirinden feragat bekleyince de, ne salgın istenilen seviyelere iniyor ne de hibe ve destekler “gerçek” ihtiyaç sahiplerine yetiyor.

Hiçbir tedbire, yasağa ve cezaya gerek kalmadan evde oturmak gerekirken, yasakları delmek için bin bir türlü “alavere” yapıyoruz. “dalavere” yaptıkça da süreç uzayıp gidiyor…

 

Peki, alınan tedbirler yeterli mi?

Maalesef uyum da olduğu gibi alınan tedbirler de yeterli değil.

Öncelikle kapatılma kararının da geç kalındığını söyleyebilirim. Ardından üç kişiyi bir lokantaya sokmazken,  Kooperatif dernek vs. genel kurullarını erteletirken, tüm şehirlerden gelenlerin katılımıyla ağzına kadar dolu yapılan salon toplantıları tedbirlerin samimiyetine gölge düşürdüğünü, uyum konusunda ki hassasiyete olan sabrın kırıldığını ekleyebilirim.

Ayrıca açık kalacak ve kapalı olacak esnaf konusunda getirilen kriterlerin , yapılan işin gözle görünen mantığına göre değil de evrak üzerinde faaliyet koduna göre işlem yürütülmesi, birçok esnafı mağduriyete ve ister istemez dalavereye sürüklemiştir.

Yazıyı yazdığım saatlerde, muaf olanların alacağı izin konusunda önceden hazırlıksız ve plansız yapılmasından dolayı yaşanan sıkıntıların nasıl aşılacağını ise hafta içi göreceğiz. Çünkü çoğu otorite iş yeri sahibi vergi levhası ve imza sirküleri ibraz edecek derken, yapılan kontrollerde kolluk kuvvetlerinin e-devlet sisteminden alınan izin belgesi olması gerektiği söyleniyor.

Ama sistem işverene öyle bir belge veremiyor!

 

Yapılan açıklamalar ile alınan tedbirler arasında ki bağlantıyı hesap edebilmek için birkaç istatistik ve rakam paylaşmak istiyorum.

 

TÜİK verilerine göre; (yuvarlama yapılmıştır)

Türkiye Nüfusu 84 milyon, Çalışabilir Nüfus 63 milyon

İş gücü 32 milyon, Çalışan 28 milyon, işsiz 4 milyon.

DİSK’in raporuna göre muafiyet, çalışanların %61’ini kapsıyor, yine rapora göre %22’si de kısmen muaf. (yaklaşık 17 milyon, nüfusun yüzde 20’si muaf)

 

An itibariyle İç İşleri bakanlığınca verilen bilgilere göre e-devlet üzerinden alınan görev belgesi sayısı 2 milyon.  ( rakamlara göre izin alması gereken 15 milyon kişi var, sistem bir çalışıyor bir çalışmıyor. Ama 02 mayıs 00;00 itibariyle izin alınması zorunlu!)

 

Sayın İç İşleri Bakanımızın açıklaması, “Hiçbir tedbir almaktan çekinmeyiz, yüzde 95 civarında hayat eve çekildi”. Yani Bakanın açıklamasına göre sadece yüzde 5, muafiyet kapsamında sokakta!

 

Umarım bilim kurulu üyeleri, değerlendirmelerini siyasilerin verdiği rakamlara göre değil, bilimsel sonuçlara göre yapıyorlardır.

Yoksa , Cumhurbaşkanımızın 7 Nisan 2021 deki “Amacımız ülkemizi ramazan ayında genel olarak dinlendirerek bayram sonrasındaki güzel günler için hazırlamaktır” açıklaması başka baharlara kalacaktır…

Son olarak,

“Fazla anlam yüklemeyin dünyaya

Yarısı şükür yarısı sabır, Yarısı teselli yarısı kahır

Kimseyi bilmeden yargılamayın herkesin derdi kendine ağır.

Anlatmak ve anlaşılmak için de fazla yormayın kendinizi

İnsanların yarısı samimiyetsiz diğer yarısı size sağır.”

Sözlerinin sahibi, dualarıyla ve “YARALI ALMAYIN, akrep beslemeye razıyız ama bu melunları beslemeye razı değiliz, ne dağda bırakın ne şehirde bırakın” sözleriyle her zaman askerimizin ve polisimizin yanında olan Abdulmetin BALKANLIOĞLU Hocamızı rahmet ile anıyor, Profesör olmuş ama insan olamamış Hocaları Allah’a havale ediyorum…


takipçi satın al instagram takipçi satın al twitter takipçi satın al tiktok takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al twitch takipçi satın al porno izle