akçakocaakçakoca haberakçakoca gazetesihaber akçakocaakçakoca son dakika
DOLAR
8,4682
EURO
10,0716
ALTIN
493,31
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Düzce
Sıcak
37°C
Düzce
37°C
Sıcak
Salı Sıcak
39°C
Çarşamba Sıcak
38°C
Perşembe Sıcak
39°C
Cuma Sıcak
41°C
reklam
reklam
reklam

 KAZANABİLMEK İÇİN BİR ARAYA GELEBİLMEK LAZIM

 

Kabuklu fındığın kg fiyatının 2,65 dolar olduğunu görünce değer ve fiyat nedir , nasıl oluşur bakalım istedim.?

Bir ürünün değeri ile fiyatı farklı olabilir mi ?

reklam

Fındığı yada başka bir ürünü verimli üretebilmek için para kazanabilmek gerekiyor, sonuçta bir insan para kazanamadığı bir işi neden daha yüksek miktarda yapmak istesin ki.

reklam

Her hangi bir üründen para kazanabilmek için değerinde yani üretim masraflarının üzerine yaşam payını da ekleyerek satabilmek lazım.

Ürün ne olursa olsun konu satmak olunca ekonomi kanunları devreye giriyor. En başta da Arz Talep Kanunu.

Piyasa bir malın nasıl üretildiğine ,  kaç liraya mal olduğuna , üretim zahmeti veya süresi gibi etkenlere yani değerine bakmıyor. O mala ihtiyaç şiddetine ve ulaşılabilirliğine bakıyor.

Bugün 15.000 liraya satılan bir cep telefonunun o fiyata satılmasının en büyük nedeni maliyeti veya ihtiyacın şiddeti değil talebin fazla olmasına rağmen ürünün az olmasıdır.( Arz talep kanunu ) Nitekim bir üst modeli çıkıp talebi biraz düşen  telefonun fiyatı hemen düşmeye başlıyor.

Muhasebe kanunları devreye girince Değer ile Fiyat farklı oluşumlar olarak ortaya çıkıyor.

Fındığın veya başka bir tarımsal ürünün verimli yetiştirilebilmesi , daha düşük maliyetle yetiştirilebilmesi, daha iyi şartlarda muhafaza edilmesi , işlenebilmesi , daha kontrollü bir şekilde piyasaya sunulması , daha yüksek fiyattan pazarlanabilmesi ve daha bir çok faaliyet için o ürünü üreten üreticilerin bir araya gelebilmesi , birlikte hareket edebilmesi şart.

Tarımsal üretimde bu durumu üretici lehine çevirebilmek için yüz yıldan fazla zamandır üretici kooperatifleri ve birlikleri kurulmakta ve faaliyet göstermektedir.

1800 lü yılların ortasından günümüze tarımsal kalkınmayı yakalamış , tarımsal üretim ve pazarlamada mesafe almış ülkelerin tamamı bu başarıyı bir araya gelerek kurdukları tarımsal kooperatif ve birliktelikler ile sağlamıştır.

Dünyada çok başarılı , uzun zamandır amacı dışına çıkmamış ve amacına uygun hareket eden çok sayıda kooperatif bulunmaktadır.

Ülkemizde de 1935 yılında yapılan İlk tarım şurasında bu durum ortaya konulmuş kooperatifleşmenin öneminden bahsedilmiştir. Sonrasında Tariş , Fiskobirlik , Pankobirlik , Tarım kredi kooperatifleri ve bir çok kooperatif kurulmuştur.

Ürünümüzün para etmesini istiyorsak birlikte hareket eden ,tekelleşmeye doğru giden alıcı firmalar karşısında bir araya gelmeli, birlikte hareket etmeliyiz.

Siyasi ve mali bir güç haline gelip , sektörde söz sahibi olmamızın başka bir yolu yok maalesef.

Sorun ise toplumumuzdaki az olsun benim olsun mantığı ve bu güne kadar kurulup amacı dışında çalışarak üreticilere fayda sağlamamış aksine zarar vermiş çok sayıda kooperatif olması.

Ama istersek bir köyde , ilçede ,ilde veya üründe bir araya gelebilir ve birlikte hareket edebiliriz ve inanın o zaman kazanırız.

Yazarın Diğer Yazıları
reklam