akçakocaakçakoca haberakçakoca gazetesihaber akçakocaakçakoca son dakika
DOLAR
8,5544
EURO
10,1441
ALTIN
494,93
BIST
1.349
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Düzce
Gök Gürültülü
30°C
Düzce
30°C
Gök Gürültülü
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
32°C
Perşembe Az Bulutlu
32°C
Cuma Az Bulutlu
32°C
reklam

Geçmişten Bir Anı EMANETİ KORUYAMADIK

İki yıl önceydi, misafirlerimi Cumayanı’na götürdüm, etrafı dolaşırken dere kenarında balık tutan çocuklara rastladım. Ne yapıyorsunuz diye sorduğumda, balık tutmaya çalıştıklarını, ancak sepetteki üç beş balıktan fazlasını yakalayamadıkları söylediler.

Onlardan bunu işittiğimde anılarım beni altmış yıl öncesine götürdü.1950’li yıllarda mahalledeki yaşıtlarımla zaman zaman balık tutmaya giderdik. Yarım, bilemedin bir km. mesafede 1-2 kg. balık tutar, Cumayanı’nda mola verip, yaktığımız ateşin közünde, teneke levhası üzerinde balıkları kızartıp Göçmen evlerinde oturan teyzelerden aldığımız bir kaç baş soğan Ve ekmekle afiyetle yerdik.

O tarihlerde Sarma Deresi’nde yeteri kadar balık varken, geçen süre içerisinde ne oldu da balık yok denecek kadar azaldı?

reklam

Nedenini çok iyi biliyordum, ama henüz hayatlarının baharında olan çocuklara mahcubiyetten itiraf edecek cesareti kendimde bulamadım. Sadece içimden “Size avlanacak kadar balık bırakmadığımız için bizi affedin” diye geçirdim.

reklam

Evet, bizler maalesef büyüklerimizden gördüğümüz şekilde avlandık. Dereye sönmemiş kireç döktük, tehlikesini de göze alarak dinamit patlatarak büyük küçük tüm balıkları telef ettik, yaşam hakkı tanımadık.

Bu itirafıma karşılık olarak biz bu şekilde avlanmadık seslerini duyar gibiyim. Ama sonuçta birileri bunları yaptı, üremelerine, nesillerini devam etmelerine izin verilmedi.

Sarma Deresi (Cumayanı Deresi)sadece bir örnek. Sarma Deresi’nde böyle de, başka alanlarda farklımı? Tabiat varlıkları olarak adlandırdığımız kara, deniz, akarsu Ve göllerimizde yaşayan canlıların durumu Sarma deresindekilerden farklımı?

Karada av hayvanlarından çok avcının olduğu, denizlerimizde, akarsu Ve göllerimizde usulsüz avlanmaların sürdüğü, kimyasal atıkların adeta zehirli ortama dönüştürdüğü, tarım alanlarında yapay ilaç Ve gübrelerin kullanıldığı, fosil yakıtlarla kirlettiğimiz havanın bulunduğu bu alanlarda canlıların üremesi, çoğalması Ve sonuçta nesillerini sağlıklı bir şekilde sürdürmeleri mümkün olabilirdi?

Devlet olarak istediğiniz kadar kurallar koyun, yasal düzenlemeler yapın yasayı çiğneyenlerle yeteri kadar mücadele edilmezse, toplumu bu konuda bilinçlendirecek çabayı göstermezseniz, şu çok iyi bilinmelidir ki,”Bu devran aynı hızla dönecek, her alanda tahribat bütün hızıyla devam edecektir.”

Sonuçta,”Bizlere Atalarımızdan miras olarak kaldığını saydığımız, aslında gelecek nesillerden emanet aldığımız bu güzelim Tabiat varlıklarını Ve içinde yaşayan canlıları yok etmekle kalmayıp, Orta Asya’dan sonra belki de ikinci bir yurt aramak zorunda kalacağız.”

“ONU DA BULABİLİRSEK.”

Yazarın Diğer Yazıları
reklam
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.