akçakocaakçakoca haberakçakoca gazetesihaber akçakocaakçakoca son dakika
DOLAR
8,4530
EURO
10,0637
ALTIN
496,74
BIST
1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Düzce
Sıcak
35°C
Düzce
35°C
Sıcak
Cumartesi Açık
34°C
Pazar Açık
34°C
Pazartesi Sıcak
36°C
Salı Sıcak
37°C
reklam
reklam
reklam

Düzce Saadet Partisi ŞEKER FABRİKALARI İçin Konuştu

Düzce Saadet Partisi ŞEKER FABRİKALARI İçin Konuştu
23.02.2018
0
A+
A-

Saadet Partisi İl Başkanı Birkan Mertol ve parti yönetimi her hafta olduğu gibi bugün de ülke ve Düzce gündemine ilişkin haftalık değerlendirme toplantısını yaptı.

“Şeker fabrikalarını kısa vadede paraya çevirme derdindeler”
Türkiye’nin ekonomisi kötü iken şeker fabrikalarının rant sağlanması için özelleştirilmesini doğru bulmadıklarını kaydeden Mertol şöyle konuştu:

Bilindiği gibi Afyon, Alpullu, Bor, Çorum, Elbistan, Erzincan, Burdur, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat ve Muş şeker fabrikaları satılacak. Peki, bunları niçin satıyorlar? Daha fazla pancar ekilsin, Daha fazla şeker üretilsin diye mi? Fabrikaları yenileyip ülke ekonomisine daha fazla katkısı olsun diye mi? Hayır. Bunların özelleştirilmesinin tek bir sebebi var, rant. Kısa vadeli rant görüyorum. Kısa vaade paraya çevirme derdinler. Bu konu bizi endişelendirecek bir mecra sürüklemez inşallah. Hükümet bu konuda kararlı ise pancar birlikleri ve Pankobirlik ile bir araya gelmesi lazım. Pancar üreticisinin elinde para yok şuan. Ancak inanıyorum ki pancar üreticisi fabrikalardan elde ettiği gelirinden daha fazlasını devlete öder. Pancar çiftçisi tarımı geliştirerek öder. Hükümettin bunu muhakkak göz önünde bulundurması gerekiyor”

reklam

Milleti Amerikan sigarasına mahkum ettiler, şimdi pancarı bitirecekler”

Fabrikalarının Afrin kadar milli bir mesele olduğunu ifade eden Mertol, tütün üretiminden 300 bin ailenin ekmek yediğini belirterek şöyle konuştu:

reklam

Tekel’i özelleştirip tütün üretimini bitirdiler. Sigara içilmesine şiddetle karşıyım. Ama burada kastettiğimiz üretim! Eskiden Bitlis sigarası vardı, Samsun sigarası vardı, Bafra sigarası vardı. Şimdi ise Marlboro var, Camel var, Winston var. Milleti Amerikan sigarasına mahkum ettiler. Şimdi aynı şeyi şekerde yapıyorlar. Şeker fabrikalarını özelleştirip pancar üreticisini de bitirecekler”

Son fabrika satıldığında, son üretici toprağını terk ettiğinde…”

Mertol, şeker fabrikalarının doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 10 milyon kişiyi ilgilendirdiğini, böyle giderse iktidarın insanları topraksızlaştırdığını ifade ederek şunları kaydetti:

“Yanlış politikalar yüzünden zaten köyler boşaldı. Tarımla geçinen ilçeler boşaldı. Şimdi bu fabrikaları satarsanız Anadolu’daki şehirler boşalacak. Şunu unutmayın, sınırı asker korur, toprağı insan. İnsanları topraksızlaştırıyor. Toprağı da insansızlaştırıyorsunuz. Bir Kızılderili değişiyle bu arkadaşlara seslenmek istiyorum,  ‘Son fabrika satıldığında, son üretici toprağını terk ettiğinde, Beyaz AK Partili adam beton ve asfaltın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak ama iş işten geçmiş olacak.”

“TBMM 80 milyonu temsil etmeli”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kapsamında hazırlanacak uyum yasalarına ilişkin taleplerini dile getiren Mertol şu ifadelerde bulundu:

“Biz en başından beri şu 6 hususu ısrarla dile getirdik. Birincisi, uyum yasalarında ‘güç bende, yeterli çoğunluğum var, istediğimi yaparım’ mantığı ile hareket edilmemelidir. İkincisi, kuvvetler ayrılığı mutlaka teminat altına alınmalıdır. Üçüncüsü, Meclis ne kadar güçlü olursa Türkiye o kadar güçlü olur. TBMM hiçbir kişi, kurum veya makamın vesayeti altına sokulmamalıdır. Dördüncüsü, kutuplaştırıcı değil kucaklaştırıcı bir yaklaşım ortaya konulmalıdır. TBMM milletimizin bütün kesimlerinin temsil edildiği bir kurum haline getirilmelidir. Beşincisi, TBMM’nin 1 partinin, 2 partinin değil 80 milyonun temsilcisi olduğu unutulmamalıdır. Altıncısı, yapılacak yasal düzenlemelerde gücün hukuku değil hukukun gücü esas alınmalıdır.”

“Kutuplaşma ve kamplaşmaya karşıyız”


Mertol son olarak, Genel Başkanları Temel Karamollaoğlu’nun uyum yasaları ile ilgili tekliflerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilettiğini belirterek görüşmede ülke meselelerinin de değerlendirildiğini söyledi.

Mertol, “Toplantıdan ayrılırken de, genel başkanımıza temaslarının devam edeceği söylenmiştir. Genel başkanımız da her parti ile diyalog içinde olacağımızı söylemiştir. Ancak hiçbir zaman koalisyonda olmamızla ilgili Saadet Partimize açık bir teklif olmamıştır. Bizde de öyle bir durum yoktur. Kutuplaşma ve kamplaşmaya karşıyız. Bloklaşarak aday çıkarmasını istemiyoruz”diye konuştu.

reklam
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.