JavaScript must be enabled in order for you to see "WP Copy Data Protect" effect. However, it seems JavaScript is either disabled or not supported by your browser. To see full result of "WP Copy Data Protector", enable JavaScript by changing your browser options, then try again.
SON DAKİKA

reklam

BİR PARMAK BAL VE SEVİYE


reklam
Bu haber 14 Haziran 2018 - 18:50 'de eklendi ve 1.188 views kez görüntülendi.

Türkiye 24 Haziran 2018 de 1946 çok partili sisteme geçilmesinden sonra 20. kez milletvekili seçimi için sandığa gidecek

Ancak bu seçimler geçmiş seçimlere göre çok farklı ve ilk kez uygulanan bir model. Seçmen hem Cumhurbaşkanını hem de parlamentoya gidecek milletvekillerin in belirlenmesi için oy kullanacak.

Partilerin hemen hepsi, 2019 Kasımında yapılacağına kesin gözüyle baktıkları seçimlerin ani bir kararla 24 haziran 2018 alınmasıyla yaşadıkları şoktan tamamen kurtulamadan sancılı aday belirleme sürecine girdiler.

Adayların belirlemesi ile de hızlı bir propaganda çalışmalarına başladılar.

Partiler olanakları ölçüsünde ağır toplarını da sahaya sürerek seçim bölgelerinde vatandaşı kendilerini desteklemelerini yaptıkları salon toplantıları, iftar yemekleri, ev ve dükkân gezmeleri Açıkhava toplantıları ile isterlerken Cumhurbaşkanı adayları da il il gezerek yüz binlerin katıldığı mitinglerle oylarını artırmaya çalışıyorlar.

Ne cumhurbaşkanlığı seçimleri nede milletvekili seçimlerinin yürütüldüğü kampanyalarda önceki seçimlere oranla bir coşku heyecan görülmese de verilen vaatler bakımından rekor kırılacak bir seçim kampanyasına tanık oluyoruz.

Yaptık, kurdukdan çok, yapacağız, kuracağız vereceğiz sözleri havada uçuşuyor.  İktidar partisinin çalışmalarında dikkat çeken bir duruma değinmek isterim.

16 yıldır tek başına iktidarda olan partinin kurmayları destek isterken muhalefet gibi vaatlerde bulunup yapacağız, vereceğiz söylemlerini kullanıyor. Adeta durumun kötü olduğunu kabul ederek bunun nedeninin de muhalefetten kaynaklandığını vurguluyor. Her seçim çevresinde yaptığı hizmetleri yatırımları sıralayarak oy istemesi gerekirken her seçimde olduğu gibi bir parmak bal çalarcasına vaatlerini sıralıyor.

Muhalefet partilerinin onlarca kez gündeme getirdiği iktidarın şiddetle karşı çıktığı kaynak göster diyerek reddettiği vatandaşın yararına öneriler tam seçim arifesinde budanmış bir şekilde yürürlüğe konuluyor. Doğaldır ki muhalefet yüklenerek soruyor. Madem verilebiliniyordu bu güne dek niye beklediniz de dünyanın bizi kıskandığı süper kalkınma ortaya koyduğumuz yıllarda vermediniz?

Muhalefetten rol çalmaya tanık olduğumuz bu seçimlerde bir başka ve en önemli konu ise;

SEVİYE..hızla uzaklaştığımız SEVİYE

15 Genel seçim iki referandum yaşamış biri olarak seviyenin bu kadar düştüğü, insanların bir birine salya sümük yakıştırmalarda bulunduğu ülkeye yönetici seçmek için bir yarış olmaktan öte düşünceyle kindar bir tavır takındığı seçim görmedim.

Ne oluyoruz Allah aşkına. En çok ihtiyacımız olan sevgiyi dostluğu nereye koyduk. Nasıl kaybettik. Unutmayın ki kim kazanırsa kazansın 80 milyon acısıyla tatlısıyla 25 Haziran sabahın da da ondan sonra da bu ülkede yaşayacak. Ülkesinin birliği bütünlüğü için her zaman olduğu gibi olası bir tehlikeye karşı yine omuz omuza savaşacak.

Bir sosyal medya savaşı yaşanıyor hem de ne yaşanma.

Birbirlerini çok iyi tanıyan aklı başında olduğuna inandığımız kişiler dahi öyle ithamlar da bulunuyorlar ki sanırsın karşısında ki yakaladığı anda boğazlayacağı ezeli düşmanı. Hele bir de bir birlerini hiç tanımayan simaların kapışması varki Allahım evlerden uzak olsun.

Seçim kampanyalarında konuşan hatipler, adaylar heyecana kapılıp gaza gelip zaman zaman ölçüyü kaçırabiliyorlar. Bunlar mazur görülebilir. Ancak küçük kasabalarda birbirinin yüzüne bakan insanların kanı bozuklar, vatan hainleri satılmışlar gibi yakıştırmalarda bulunarak paylaşımlarda bulunmaları akıl alır gibi değil.

Eleştiri her zaman olmuştur, olmalıdır da. Her iki taraf içinde yararlı bir mekanizmadır. Ancak şurası unutulmamalıdır ki eleştirmek hakaret etmek anlamında değildir. Eleştiri bir saygı ve nezaket dahilinde yapılırsa eleştiridir.

Seçenin de seçileninde bu ülkede bir taş üstüne bir taş koymak amacında olduğunu gözden uzak tutmadan dünyanın gözünün üzerimizde olduğunu unutmadan seviyeyi asla bozmadan bir demokrasi sınavı verelim.

Saygılarımla.


Özdal Alasozdalalas@akcakocahavadis.com
reklam
reklam